RUH EŞİN Mİ?

2015-01-09 09:22:00

RUH EŞİN Mİ? Eğer gerçekten iyi bir kimyaya ve uzun dönem ilişki potansiyeline sahip olup olmadığınızı merak ediyorsanız… “Eee neler yapıyorsun?” ve “Nerelisin?” bir randevuda sormak için yeterli ışıltıyı taşıyan sorular değil elbette. Zaten size karşınızda oturan insan hakkında cazip bilgiler de sağlamayacaklar. Eğer gerçekten iyi bir kimyaya ve uzun dönem ilişki potansiyeline sahip olup olmadığınızı merak ediyorsanız, bundan daha iyisini yapmalısınız. Ama ne tür sorular sormalısınız? Farklı ilişki uzmanlarının ortak söylemi, doğru ya da yanlış soru olmadığına dair bir. “Klonunuzu aramıyorsunuz,” diyor Laurie Seale, The Questions to Ask Before You Jump into Be’in yazarı. “Birisinin sizin değer ve hedeflerinizi paylaşıp paylaşmadığını yargılıyorsunuz- ki bunu onunla uzun süreli bir ilişki içine girip giremeyeceğinizi bilmek için yapıyorsunuz.” İşte sorulabilecek bazı sorular: Eğer şirketin sana bir senelik maaşlı izin dönemi verse, neler yaparsın? Belki Pasifik’te bir adaya kaçacaktır; belki kendi yeni işini kurmaya girişecektir. Ne cevap verirse versin, “Bu son derece açıklayıcı bir soru, ve ilk randevuda sormak için ideal” diyor Seale. “Partnerinizin tutku ve önceliklerini ortaya koyar; bencil ya da hırslı olduğunu öğrenebilirsiniz.” Ayrıca bu insanın neyi önemsediğini ancak şu an zaman ayıramadığını de öğrenmiş olacaksınız. Utandığın bir anını benimle paylaşır mısın? Üzerine ketçapla çizdiği bir tabloyu kahkahalarla takdir edebileceğiniz kadar rahat bir insan mı? Eski sevgilisini etkilemeye çalışırken patenlerle tepetaklak olduğu anın gülünçlüğünü sizinle paylaşmaya hazır mı? Burada mühim olan olayın kendisi değil, savunmasız kaldığı zamanları kabullenip kabullenmediğidir. &... Devamı

Her zaman farklı bir bakış açısı vardır

2014-01-05 02:29:00
Her zaman farklı bir bakış açısı vardır |  görsel 1

Her zaman farklı bir bakış açısı vardır Devamı

Ruh Eşi

2013-12-23 20:43:00

  Ruh Eşi     Dünyanın bir yerinde sizin de en iyi yanlarınızı ortaya çıkaracak, birlikteyken kendinizi tamamlanmış hissedeceğiniz, sizi olduğunuz gibi kabul edecek bir erkek/kadın var. Eğer siz onu aramaya başladıysanız, buluşma vaktiniz gelmiş demektir. Onu simdi bulmaya ne dersiniz? .   Kimi çiftler "birbirlerinin en iyi yönlerini" ortaya çıkarırlar. Düşük bir olasılık ama belki siz de rastladınız; onları birlikte gördüğünüz her seferinde şeffaf bir sevinçle çevrelenmiş olduklarına ve ışıklı bir hale içinde olduklarına yemin edebilirdiniz. İnsan varlığının fiziksel, duygusal ve mental boyutlarının dışındaki diğer alanlarıyla da ilgilenen "ezoterik" bilim filozoflarına göre onlar ideal eşlerini bulmuş olan çiftler.   Bu çiftlerin birlikteyken, tek başlarına ulaşabileceklerinden çok daha yüksek gelişim düzeylerini yakaladıkları, insan doğasını yakından gözlemleyen ezoterisyenler tarafından iddia ediliyor. Ancak bu çiftler birbirlerinden ayrıldıklarında neredeyse sönükleşiyor ve kuruyorlar.   Onların çoğu kez normal düzeyin altında sürdürülen bir yaşama tahammül ettiklerini görebiliyorsunuz. İnsan varlığının farklı planlarının iletişimi konusunda literatüre geçmiş araştırmaları bulunan, "Aşkın ve Evliliğin Ezoterik Felsefesi" kitabının yazarı Dion Fortune'a göre aslında çiftler iki ayrı varlıklar değiller; tek bir bütünün iki yarısını oluşturuyorlar. Önemli olan diğer yarınızı bulmak. Bunu başarabilmiş olanlarda, iki insanın arasındaki yakın duygudaşlık ve mükemmel bağlantı, birindeki duyguların diğerine yansımasını sağlıyor.   Birinin üzüntüsü her ikisini de acıya boğarken, birinin neşeli olmasından h... Devamı

SEVİYORSUNUZ… PEKİ YA TANIYOR MUSUNUZ?

2013-12-05 01:05:00

SEVİYORSUNUZ… PEKİ YA TANIYOR MUSUNUZ? SEVGİLİNİZİ TANIYOR MUSUNUZ? Günümüzde yaşanan birlikteliklerin ve evliliklerin pek çoğunda aslında çiftlerin birbirlerini tanımadıkları ancak tanıdıklarını sandıkları görülüyor.  Evlilik öncesi çiftler, karşı tarafın beğenmedikleri yönlerini  kimi zaman büyünün bozulmaması için görmezden gelirler, kimi zaman değiştiririm düşüncesine kapılırlar, kimi zamansa acele karar verir ve birbirlerinin değerler sıralamasının farkına varamazlar. Siz hayata hangi pencereden bakıyorsunuz, partneriniz hangi pencereden bakıyor? Öncelikli değerleriniz neler, partnerinizin öncelikli değerleri neler? Partneriniz yolda bir kedi yavrusu gördüğünde hemen sevmeye başlıyorsa, onun penceresinde hayvanlar öncelikler arasındadır ve evinde hayvan beslemeyi isteyebilir. Peki ya siz istiyor musunuz? Ya da partneriniz birlikte vakit geçireceğiniz yerlerin doğa ile baş başa kalacağınız yerler olmasını tercih ediyorsa büyük ihtimalle tatil tercihleri de bu şekilde olacaktır. Peki sizin tatil tercihiniz ne? Lüks otelleri tercih ediyorsanız çatışma yaşayacaksınız demektir. Sizin değerler sıralamanızda aile öncelikli ise ve yoğun bir tempoda geç saatlere kadar çalışan bir partneriniz varsa,  aynı evi paylaştığınızda sorun yaşayacaksınız demektir. Birlikteliğinizde bunlara benzer küçük ip uçlarını değerlendirmeniz birbirinizi daha iyi tanımanıza ve daha sağlıklı karar vermenize yardımcı olacaktır. Eşi / sevgilisi gözünde her erkek kahraman, her kadın prenses olmak ister. Peki ya sizin partneriniz kahramanınız mı ya da prensesiniz mi? Cevabınız hayır ise, bir süre sonra partneriniz boşlukta kalacak ve arayış içinde olacaktır. Bir erkek ancak kendini kahramanı olarak gören ... Devamı

KİM İÇİN YAŞIYORSUN?

2013-12-01 03:32:00

KİM İÇİN YAŞIYORSUN? Kendin için mi yaşıyorsun, başkaları için mi? Kendi istediğin okula mı gittin, ailenin istediğine mi? Kendi istediğin mesleği mi yapıyorsun, sana biçileni mi? Eşini kendin mi seçtin, başkaları mı kara verdi evliliğine? Evliğini kendi istediğin gibi mi yaşıyorsun, başkalarının yönlendirmeleriyle mi? Çocuklarını kendi istediğin gibi yetiştirebiliyor musun, yoksa müdahalelere boyun mu eğiyorsun? Giyim tarzını kendin mi seçiyorsun, başkası mı? Arkadaşlarını kendin mi seçiyorsun, başkaları mı? Arkadaşlarınla istediğin zaman vakit geçirebiliyor musun, izne mi tabisin? Kendine özel vakit ayırıyor musun? Hobilerin var mı, kimsenin ne dediğine aldırmadan yapabildiğin? Hayatını kendin mi yönlendiriyorsun, yoksa başkalarının ne dediğine mi bakıyorsun? Doyasıya yaşıyor musun, yoksa el alem ne derlere mi takılıyorsun? Başkasının ne dediği, ne düşündüğü, senin için, senden önemli mi? Başkalarının yönlendirdiği bir hayat mutluluk verebilir mi? Kendi isteklerinden çok elalemin ne dediğine kulak verilmiş bir hayat özgürlük getirebilir mi? Hayatımızı bugüne kadar kendi seçimlerimizle yaşamış olabiliriz. Bugünden itibaren kendi seçilerimize adım atalım. Başkalarının ne düşüneceğini bir tarafa bırakıp bizi ne mutlu ediyorsa onu yapalım. Hayatı doyasıya yaşamak varken niçin kendi kendimize kısıtlar, niçin kendimizi elalemin hapishanesine mahkum ederiz? Bu hayat bizim, sadece bizim ve bu hayatı sadece bir defa yaşayacağız Benim seçmediğim bir hayatı yaşamak beni mutlu edebilir mi? Ancak sahte bir mutluluk verebilir belki… Ben niye yaşıyorum? Gerçek sevgiyi ve mutluluğu bulmak için. Kendi seçimlerimle, kendi deneyimimi gerçekleştirsem ancak o zaman tekam... Devamı

KENDİNİ TANIYOR MUSUN? NASIL BİR HAYAT İSTEDİĞİNİ BİLİYOR MUSUN

2013-11-08 01:11:00

KENDİNİ TANIYOR MUSUN?  NASIL BİR HAYAT İSTEDİĞİNİ BİLİYOR MUSUN? İstediğin hayata kavuşmanın yolu kendini tanımaktan geçer . Kendini tanıma aslında zor bir süreçtir.  İnsanın kendi davranışlarını gözlemleyerek, yargılamadan, kendiyle yüzleşmesini gerektirir Kendimizi ne kadar tanıyoruz? Kendinize bir göz atmaya ne dersiniz. Aşağıdaki soruların cevabını ayrıntıları ile yazmayı deneyin. En sevdiğiniz fiziksel özellikleriniz neler? Vücudunuzda beğenmediğiniz yer neresi? Neden? En sevdiğiniz yönleriniz neler? En sevmediğiniz huyunuz ne? Başkaları sizi nasıl anlatır? Dilerseniz bunun için küçük bir çalışma yapabilirsiniz. Size en yakın kişilere, sizin en sevdikleri ve hiç sevmedikleri yönlerinizi söylemelerini isteyebilirsiniz. Hayatınız boyunca yaptıklarınız içinde kendinle en fazla gurur duyduğun beş şey nedir? Hayalinizdeki iş nedir? Para kazanmak, itibar vb. düşünmeyecek olsanız hangi işi yapmak isterdiniz? Bir yıl, 5 yıl, 10 yıl sonrası için kariyer planlarınız neler? Sizi mutlu eden uğraşılarınız neler? Nerede, nasıl bir evde yaşamak istersiniz. Bahçesi var mı, kaçıncı kat, duvarları ne renk, kaç odalı, merdivenleri nasıl? Aşk, evlilik, çocuk size ne ifade ediyor? Hayalinizdeki eş nasıl biri? Boyu, kilosu, saçı, gözü, konuşması, eğitimi, işi? Size nasıl davranmasını istersiniz? Birlikte neler yapmak istersiniz? Çocuk istiyor musunuz? Arkadaşlarınızla, çevrenizle ilişkileriniz nasıl? Başkalarını dinlerken onların ne söylediklerine mi, ne kastettiklerine mi bakarsınız? Grup içinde olduğunuz zaman gruptakilerin çoğunluğu yönünde fikirlerinizi değiştirir misiniz? Daha çok kendi isteklerinizi mi, başkalarının isteklerini mi yaparsınız? “Hayır “ demekte zorl... Devamı

KENDİNE DEĞER VER… EŞİN SANA DEĞER VERSİN…

2013-11-06 03:08:00

KENDİNE DEĞER VER… EŞİN SANA DEĞER VERSİN… Kendini seviyor musun? Değerli olduğunun farkında mısın? Her sabah kalktığında aynaya bakıp kendini beğeniyor musun, kendi kendine gülümseyip “harikasın” diyor musun? Mutluluğu hak ettiğine yürekten inanıyor musun? Kendini mutlu ediyor musun? Kendine hediyeler alıyor, küçük sürprizler yapıyor musun? Düşün bakalım, kendini iyi hissettirecek neler yapıyorsun? Giyimine, saçına başına, makyajına, sakalına, ojene, temizliğine özen gösteriyor musun? Kendini çekici, bakımlı görüyor musun? Bütün bunlara evet diyorsan doğru yoldasın. Sen kendine ne kadar değer verirsen başkaları da sana o kadar değer verir.  Sana değer veren bir eşin olmasını istiyorsan, önce sen kendine değer vermelisin. Sana mutluluk veren bir eşin olmasını istiyorsan, önce sen mutlu olmalı, mutluluğu içinde hissetmelisin. Sana huzur veren bir eşin olmasını istiyorsan, sen etrafına huzur yaymalısın önce. Sana saygı duyan bir eşin olmasını istiyorsan, sen kendine saygı duymalısın. Sevilmek istiyorsan önce kendini sevmelisin, yaşamı, dünyayı, tüm canlıları sevmelisin. Kendine bakışın, diğerlerinin sana bakışını değiştirir. Sendeki değişim etrafındakileri de etkiler ve değiştirir.   Esra Süren- Spiritüel Yaşam Ve Nefes Koçu-Reiki Master İnsan Kaynakları Uzmanı İşiniz su gibi rast gitsin, yolunuz su gibi aksın, hayatınız su gibi ferah olsun, ışığınız bol olsun www. facebook.com/NefesYasamReikiRuyaKuantum ... Devamı

YENİ BİR SEVGİYE ADIM ATARKEN

2013-10-31 11:48:00

YENİ BİR SEVGİYE ADIM ATARKEN Yeni bir başlangıç yaparken aslında farkında olarak ya da olmayarak, en başından ilişkinin gidişatını da çizeriz. İlişkinin başlangıcında kişiler kendilerini oldukları gibi değil, arkasına saklandıkları maskelerle tanıtabiliyorlar. Çoğu zaman da bunu bilinçli olarak değil, farkında olmadan yapıyorlar. Doğal olarak karşı tarafta yarattıkları beklentinin de farkına varmıyorlar. Sonrasındaysa hayal kırıklıkları… Peki ne yapmalı?  Öncelikle kendiniz olun. Uzun süreli bir beraberlik veya evlilik beklentisindeyseniz, partnerinize karşı kendinizi olduğunuzdan farklı göstermeyin, yani, ona karşı yaptığınız her davranış için kendinizi sorgulayın “ ben bunu yıllar boyu yapabilir miyim” sorusunu sorun kendinize. Cevabınız “ evet” ise sağlam temellerle başlayabilirsiniz. Ancak aklınızda “ben bunu şimdilik idareten yapıyorum sonrasında  devam ettiremem” şeklinde ufacık bir şüphe oluşursa, o davranışta bulunmadan önce tekrar düşünün, çünkü partneriniz sizden bunu hep bekleyecektir. Bu prensiple başlayan beraberliklerde ilerleyen zamanda, eşlerin birbirlerinden şikayetleri ve yakınmaları da daha az olacaktır. “Tanıştığımızda böyle dememiştin, onu öyle yapmamıştın, bunu hep yapıyordun artık yapmıyorsun”  gibi bitmeyen ama ilişkiyi yıpratan tartışmalar da azalacaktır. Biz ne kadar doğal olursak, birlikteliğimiz de o kadar sağlam olacaktır.  Aşkın gözü kör değildir, sadece taktığımız maskeler, girdiğimiz kalıplar görüşümüzü engeller. Size biçilmiş kalıplardan, sunulmuş rollerden kendinizi kurtardığınızda her şey çok daha berrak olacaktır.   ESSU- SpiritüelYaşam Ve Nefes Koçu-Reiki Master İnsan Kaynakları Uzmanı İşiniz su gibi rast gitsin, yolunuz su gibi aksın, haya... Devamı

İLETİŞİM KURAMIYORUZ

2013-10-19 01:59:00

Bir profesör konferans vermek üzere salona girmiş. Ama bakmış ki salon, ön sırada oturan seyis dışında boş. Konuşup konuşmama konusunda tereddüde düşen Profesör sonunda seyise sormuş: - Buradaki tek kişi sensin. Sana göre konuşmalı mıyım, yoksa konuşmamalı mıyım? Seyis cevap vermiş: - Hocam ben basit bir insanım, bu konulardan anlamam.... Fakat ahıra gelseydim ve bütün atların kaçıp bir tanesinin kaldığını görseydim, yine de onu beslerdim. Bu sözlere hak veren Profesör konferansa başlamış. İki saatin üzerinde konuşmuş durmuş, konferanstan sonra da kendini mutlu hissetmiş, dinleyicisinin de konferansın çok iyi olduğunu onaylanmasını isteyerek sormuş: - Konuşmamı nasıl buldun? Seyis cevap vermiş: - Hocam sana daha önce basit bir adam olduğumu ve bu konulardan pek anlamadığımı söylemiştim. Eğer ahıra gelir, biri dışında tüm atların kaçtığını görseydim, onu beslerdim, ama elimdeki tüm yemi ona verip de hayvanı çatlatmazdım...  Çağımızın en büyük sorunlarından biridir iletişim kuramamak, kendimizi doğru bir şekilde ifade edememek, birbirimizi anlayamamak. Hatta biraz dikkatli baksak belki de hayatımızda sürekli dönüp dolaşıp tekrarlayan pek çok çözümsüzlüğün sebebinin de bu olduğunu görebiliriz. “Anlatıyorum ama beni anlamıyorlar... İletişim kuramıyoruz... Orta noktada buluşamıyoruz... Sanki aynı dili konuşmuyoruz...” diyorsanız bakın Mevlana ne güzel söylemiş; "Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşıdakinin anladığı kadardır!" Gelin bu güzel hikaye ve anlamlı söz bir vesile olsun ve tıkandığınız ilişkilerinize bir kez daha bakın, belki de o kadar çok yem verdiniz ki tıkanıklığın sebebi bu olabilir mi acaba? Unutmayın, büyük şeylere anca... Devamı

Söylenmeyeni duy...

2013-05-22 22:29:00
Söylenmeyeni duy... |  görsel 1

Söylenmeyeni duy... Devamı