Hislerinizin, bilinçaltının faaliyetinin mihenk taşı olduğunu un

2014-08-19 22:46:00

Çok soğuk bir havada kalorifer ocağı bozulan ev sahibi tamirci çağırmıştı. Tamirci hemen geldi. Yarım saat içinde ocak yeniden çalışıyordu. Tamirci ev sahibine 200 dolarlık bir fatura çıkardı. “Ne!” diye bağırdı ev sahibi öfkeyle. “Ne kadar uğraştın ki! Tek yaptığın küçük bir parçayı değiştirmek oldu. Beş dolardan fazla etmeyecek bir alet için ne hakla benden 200 dolar istersin?” Tamirci omuz silkti. “Ben parça için sadece iki dolar istedim. Fiyatı bu kadardı” Ev sahibi elindeki faturayı salladı. “İki dolar mı?” diye bağırdı. “Burada 200 dolar yazıyor!” “Doğru” dedi tamirci. “Neyin bozuk olduğunu ve bunun nasıl onarılacağını bilmenin değeri 198 dolar” Bilinçaltınız usta, her şeyi bilen bir tamircidir. Vücudunuzdaki her organın nasıl çalıştığını ve nasıl iyileştirileceğini bilir. Sağlık komutu verirseniz, bilinçaltınız bunu yerine getirecektir. Burada anahtar, gevşemedir. “Rahatlık işi çözer” Ayrıntılara ve sıkıntılara saplanıp kalmayın. Sonucun ne olacağını bilin. İster sağlıkla, ister parayla, ister ilişkilerle ilgili olsun, sorunun çözümünün mutluluğunu hissedin. Ciddi bir hastalıktan kurtulduktan sonra ne hissettiğinizi hatırlayın. Hislerinizin, bilinçaltının faaliyetinin mihenk taşı olduğunu unutmayın. Yeni fikrinizin sonuçlandığını hissetmeli, bunu gelecekte hayata geçecek değil, şu anda hayata geçmekte olan bir şey gibi görmelisiniz. Joseph Murphy... Devamı

Toprak Ana'ya Ve Evinizdeki Bitkilere Reiki Verin

2014-07-18 09:04:00

  Toprak Ana'ya, bahçenizdeki, evinizdeki bitkilere, çiçeklere sevginizi verin. Onlara Reiki ile şifa gönderin. Bir avuç toprak alın elinize ve sevginizi verin, Reiki verin. Çiçeklerinizin üzerine elleriniz getirip Reiki enerjisine niyet edin, çiçekleriniz canlansın. Reiki uyumlamaları için randevu alınız: 05322579307 Devamı

Davranışların nedenini bilmeden çok yanlış yargılara varabiliyor

2014-07-04 10:00:00

Önemli bir toplantıda cep telefonuyla bağıra bağıra konuşan bir kişi garibinize gidiyorsa, paradigmanızı değiştirmeden onu değerlendirdiğiniz için, siz yanılıyorsunuzdur.   Örneğin; trende giderken, bir baba, 3… evladıyla oturup, sürekli ağlayan çocuklarına hiç, susun, demeden yolculuğa devam ettiğinde ; siz ona ne gamsız adam, diyebilirsiniz. Ama sorsanız, belki de onlar hastaneden geliyorlardır ve bir saat önce çocukların anneleri ölmüştür ve eve dönüyorlardır. Prof.Covey’in konuşmasını dinlemeye gelen annesi, arka sırada oturan 2 kişinin toplantı boyunca sürekli konuştuklarını görerek, çok öfkelenmiş ve oğlumu küçümsüyorlar diyerek te çok üzülmüş. Yemek molasında oğluna, şunların kafasına çantamı indiresim geliyor, demiş. Oğlu; “anne o adam Finlandiyalı, burada simultane tercüme yok, mecburen tercümanı yanına oturttuk” demiş. Havaalanında aktarma yapmak isteyen yaşlı bir hanım, uçağının 2 saat gecikmeli olduğunu öğrenince, dergiler ve bir kutu kurabiye alarak bekleme salonuna geçmiş. Yanındaki sehpaya da dergileri ve kurabiye kutusunu bırakarak, okumaya dalmış. Bir ara bakmış ki, yanındaki koltuğu oturan bir adam, sehpadaki kurabiye paketini açıyor ve yemeye başlıyor. Kurabiyelerin kendisine ait olduğunu hissettirmek isteyen kadın, adama dik dik bakmış. Hatta canı o an istemediği halde, kutudan bir kurabiyeyi ağzına atmış. Her halde kurabiyelerin sahibinin kim olduğunu artık anlamıştır diye düşünürken, adam bir tane daha ağzına atmaz mı? Hemen kadın da bir tane daha atmış ve bir yarışma başlamış, adam bir tane, kadın bir tane. Sonuçta kutuda tek kurabiye kalmış, adam onu hızlıca kaparak ortadan bölmüş ve gülerek kadına ikram etmiş. O sırada, kadının uçağının alana indiği anonsu duyul... Devamı

PEMBE BALONCUK TEKNİĞİ İLE MEDİTASYON

2014-06-28 00:43:00

PEMBE BALONCUK TEKNİĞİ İLE MEDİTASYON Rahat bir biçimde oturun ya da uzanın, gözlerinizi kapayın ve derin, yavaş ve doğal bir şekilde soluk alıp verin. Giderek daha derinlemesine gevşeyin. Gerçekleşmesini istediğiniz bir şeyi hayal edin. Onun şimdiden olduğunu imgeleyin. Onu zihninizde olabildiğince açık ve net bir biçimde resmedin. Şimdi zihin gözünüzde bu hayalinizi pembe bir baloncukla kuşatın; hedeflediğiniz şeyi baloncuğun içine yerleştirin. Pembe, kalple ilişkili olan renktir ve eğer bu renk titreşimi imgelediğiniz şeyi kuşatırsa, o size yalnızca varlığınızla kusursuz bir uyum içindeki şeyi getirecektir. Üçüncü adım, baloncuğu bırakmak ve onun hala vizyonunuzu taşıyarak evrene doğru süzülüp gittiğini hayal etmektir. Bu onu duygusal olarak serbest bıraktığınızı sembolize eder. O şimdi gerçekleşmesi için gerekli enerjiyi çekmek ve toplamak amacıyla evrende süzülerek dolaşmakta özgürdür Devamı

DEĞERSİZ KADINLAR, ÇOCUK KALAN KOCAMAN ADAMLAR

2014-06-21 23:49:00

DEĞERSİZ KADINLAR, ÇOCUK KALAN KOCAMAN ADAMLAR Kadınların değersizlik duygusuyla iyice yoğrularak yetiştirildiği, erkeklerin birey olamayıp, büyümemiş çocuklar olarak yetiştirildikleri bir coğrafyadayız. Kadınlarımız değersiz olduklarına daha çocukluktan inandırıldıkları için yetişkin olduklarında da çok uzun yıllar kendilerini değerli göremiyorlar. Kadınlarımızın maalesef pek çoğu mutlu olmadığı bir evliliği onlara göre mecburiyetten devam ettiriyorlar. Eşlerinin çocukken çeşitli yollarla onlara kendilerine yaptığı her türlü baskı, horlanma, aşağılanma, hatta fiziksel şiddete ses çıkaramıyorlar. Çünkü çocukken onlara “sen  değersizsin”, “sen yapamazsın” dendi. Maalesef başımda erkek olsun yeter ki diyen kadınlarımız da var. Sakın yanlış anlaşılmasın, burada kimseyi kınamıyorum. Daha küçücükken öğle öğrendiler, başka ne yapabilirler ki? Çok azı silkelenip kendine geliyor ve hayatına sahip çıkmaya çalışıyor.  Ne var ki, değerli olduğunun farkına varanlar ise aynı zamanda eşlerinin de birer yetişkin çocuk olduğunun farkına varıyorlar. Evlilikler çıkmaz sokaklarda, mutluluklar kilitli kapıların arkasında kalıyor.  Yeniden başlamaya cesaret edebilense çok az. Yetişkin bir birey olamamış erkeklere gelince, sürekli etrafından ve en çok da eşlerinden beklenti içinde oluyorlar. Bununla birlikte çocukluğunda kadının değersizliği de düşüncelerine yerleştirilmişse, o zaman erkek kadının sahibi görüyor kendini. Tabi kendine güveni de yerleşmiş olmuyor, kendine güvenmediği için karısına, sevgilisine de güvenmiyor… böylece çorap söküğü gibi gerisi geliyor. Kadına şiddet mi dersiniz, kadın cinayetleri mi dersiniz. Ancak benim burad... Devamı

BEKLEMEYECEĞİNİZ GÜNLER

2014-06-21 23:58:00

BEKLEMEYECEĞİNİZ GÜNLER İçinde bulunduğumuz üçüncü boyutta durmasına engel olamayacağımız  zaman o kadar kıymetli olmasına rağmen kaçımız gerçekten gereken önemi veriyoruz zamanımızı nasıl geçirdiğimize. Zaman geçirmek demek hayatı geçirmek demek.  Zaman geçerken en önemli şey mutlu olmak değil mi, her şeyi mutlu olmak adına yapmıyor muyuz? İşte an’da yaşamanın önemi burada kendini gösteriyor. An’da kalabildiğinizde zaten mutlusunuzdur. Geçmiş bitmiştir, gelecek zaten henüz yoktur, sadec o an vardır. Geçmişi bırakabilsek de geleceği bırakmak bazen çok daha zor oluyor. Sürekli bir şeyleri beklemekle geçiyor ömür. Beklemekle tüketilmiş yaşanmamış ömürler.. Beklemekle ilgili bir  yazı ile beklemeyeceğiniz günler dilerim hepinize…   “Zaman geçsin diye bekle, zamanı gelsin diye bekle. Anlatmak için bekle, anlaşılmak için bekle. Bulmak için bekle, bulunmak için bekle, buluşmak için bekle. Başlasın diye bekle, bitsin diye bekle. Sabahı bekle, geceyi bekle, baharı bekle, yazı bekle, yarını bekle, yeni yılı bekle. Daha iyisi için bekle, daha yenisini bekle. Sabırdan bekle, çaresizlikten bekle, panikle bekle, vazgeçerken bekle. Plan yap bekle, hayal kur bekle. Değişsin diye bekle, dönüşsün diye bekle. Bir bekle, iki bekle. Hayat geçsin önünden geçip gitsin, sen bekle. Icarus”   Esra Süren Spiritüel Yaşam Koçu & Nefes Koçu & Reiki Grand Master/Teacher & Akaşa & Kişisel Gelişim Danışmanı & Şifa Terapisti & Telkin Terapisti & Sembol İletişim Uzmanı & İnsan Kaynakları Uzmanı  HAYAT REHBERLERİ / ESSU hayatrehberleri@gmail.com İşiniz su gibi rast gitsin... Devamı

AURAYA FARKLI BİR BAKIŞ

2014-06-22 00:09:00

AURAYA FARKLI BİR BAKIŞ Aura kavramı, bütün dünya varlıklarında ortak olarak bulunan ve Teofizide kullanılan bir kavramdır. Atomik yapısı olan her şey, bir auraya, kendisini çevreleyen bir enerji alanına sahiptir.  İnsanların vücudunu çevreleyen elektromanyetik alana aura denir. Vücut içerisinde evrensel enerjiyi vücudumuza alarak yaşamımızı idame ettirmemizi sağlayan çeşitli güç merkezleri yer almaktadır. Bu güç merkezlerine ise, çarka adı verilmektedir.  Çakralar aurada bulunurlar. Aura aynı zamanda vücudun çevresini sarmış bir kalkan görevi görür. Eğer auramız zayıflamış veya yırtılmışsa negatif enerjilere ve hastalıklara çok daha açık hale geliriz. Aurası güçlü olan kişiler, hastalıklardan ve negatif durumlardan daha fazla uzak kalmayı başarırlar. Auranın birden çok katmandan oluşmaktadır. İnsan aurolarının renkleri insanların gelişmesi ve ruhsal durumlarına göre  farklılık göstermektedir. Evren  her şey, titreşim halindedir.İnsan auroası da evrenle titreşim halinde bulunmaktadır. Bunun yanında auralar, çevrede bulunan kişilerin auralarıyla da etkileşim içerisindedir. Kişilerin aurasını görebilmek için çeşitli yöntemler denenmektedir. Richard Webster'in "Yeni Başlayanlar İçin Aura Okuma" kitabında ise aura renklerini bulmak için değişik bir yöntem önerilmiş:. Numeroloji ile aura rengi saptamak Numerolojide her sayı belli bir renkle ilişkilidir. 1. Kırmızı 2. Turuncu 3. Sarı 4. Yeşil 5. Mavi 6. Indigo 7. Mor            8. Pembe 9. Bronz 11. Gümüş 22. Altın Aura taban rengi kişinin yaşam yolu numarasıyla belirlenir. Bu, Pisagor numerolojisininen önemli sa... Devamı

Dünyada size en çok zarar verenleri sevin

2014-06-21 23:52:00

Dünyada size en çok zarar verenleri sevin Sevmediğimizi ya da sevilmediğimizi düşündüğümüz kişiler için yüzyüze olmasa bile içimizden sevgimizi göndermeyi başarabilirsek eğer, mutlaka zaman içinde bunu hissederler. Çünkü özümüz onları seviyor, özleri bizi seviyor. Hepimiz biriz aslında.   Kryon adlı kitapta nasıl anlatılmış bir göz atalım:   Dünyada size en çok zarar vermiş, ilişkilerinizde sıkıntı ve endişe yaşatmış olanlar, enkarne olmadan önce böyle yapmayı sevgiyle kabul etmiş, bu konuda kontrat yapmış varlıklardır… Onlar şimdi bile ruhen sizinle kardeştirler, ama buradayken bunu açığa vuramazlar. Öte aleme geçtiğinizde onları görecek ve seveceksiniz, çünkü oynadıkları rol gerçekten çok ikna ediciydi! Bunu yapmalarını sağlayan sevginin gücünü takdir edin ve onları şimdi burada sevin… Hiç kuşkusuz siz de bir başkasının düşmanısınız, bir başkasının dersi için olumsuzluk ifadesisiniz, böylece siz de aynı rolü bir başkası için oynuyorsunuz. Peki bu insan sizi tamamen bağışlasaydı ne hissederdiniz? Bu sizi etkiler miydi?… (Kryon)   Sevginin gücü her şeyi çözer.  Esra Süren Spiritüel Yaşam Koçu & Nefes Koçu & Reiki Grand Master/Teacher & Akaşa & Kişisel Gelişim Danışmanı & Şifa Terapisti & Sembol İletişim Uzmanı & İnsan Kaynakları Uzmanı  HAYAT REHBERLERİ / ESSU hayatrehberleri@gmail.com İşiniz su gibi rast gitsin, yolunuz su gibi aksın, hayatınız su gibi ferah olsun, ışığınız bol olsun... Devamı